HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık ...'in dava dosyasında bilinen en son adresi ile MERNİS adresinin aynı olduğu, gerekçeli kararın bu adrese öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliği yoluna gidilmesi, bu şekilde tebligat yapılamaması durumunda aynı adrese MERNİS şerhi düşülerek Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre kararın tebliği yoluna gidilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Sanık ...'nin güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanıklar ..., ...ve ... haklarında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,

23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.