B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Olay tarihinde Merkez Doğalgaz isimli iş yerinde doğal gaz tesisatı ve kalorifer işi yapan sanığın, katılan ...'ın yetkilisi olduğu şirketten aldığı ürün karşılığında bu şirkete, katılan ...'nın borçlusu olduğu, kendisinin ise alacaklısı olduğu 1.000,00 Türk lirası bedelli toplam 3.000,00 Türk lirası tutarlı 3 adet sahte senedi, ciro edip verdiği iddia olunan olayda,
1. 31.12.2020 tarihli duruşmada, katılan vekilinin mazeret talebinin kabulüne, sanığın ek savunmasının alınmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasına ve duruşmanın 18.03.2021 tarihine bırakılmasına karar verildiği hâlde, katılan vekiline duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmadan ve duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam olunarak, sanığın ceza infaz kurumunda olduğu tespit edildiğinden 02.03.2021 tarihinde duruşma açılıp, savunmasının alınarak hüküm kurulması,

2. Kabule göre de;

a. Sanık hakkında, hapis cezasının yanında tayin edilen 4 gün adli para cezasının 20,00 Türk lirası ile çarpılması neticesinde 80,00 Türk lirasına hükmedilmesi gerekirken hesap hatası yapılarak 40,00 Türk lirası adli para cezası belirlenerek eksik ceza tayini,
b. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

c. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hüküm tarihinden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.