Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ve müdahilin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Tunceli ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 8 parsel sayılı 1.163.310,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kamu orta malı niteliğinde mera olarak tespit edilmiş ve hükmen 1.161.652,93 mera metrekare yüzölçümüyle sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Tunceli ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve adına tespit gören 137 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün101 ada 8 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını ileri mezkur kısmın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; "davanın kadastro sırasında mera niteliği ile tespit edilen 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 15.09.2009 tarihinde açıldığı, 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında ...ve ... tarafından Kadastro Mahkemesinde açılan tespite itiraz davasının 22.12.2014 tarihinde kesinleştiği, bu durumda çekişmeli 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının eldeki davanın açılmasından önce kesinleştiğinden söz edilemeyeceğine göre, askı ilan süresinden sonra olmakla beraber kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak açılan eldeki davanın Kadastro Mahkemesinde açılan davaya katılma niteliğinde olduğunun kabulü zorunlulu olduğu açıklanarak davanın görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gereğine" değinilmiştir.
Asli müdahil ... vekili dava dilekçesinde; Tunceli ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve adına tespit gören 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını ileri mezkur kısmın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; fen raporunda A ve B harfi ile gösterilen kısmının davacının murisi Ali Tekin'in zilyetliğinde olduğu, aynı raporda C harfi ile gösterilen kısmının müdahilin murisi ...'ın zilyetliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanım koşullarının mezkur kişiler lehine oluştuğu gerekçesiyle davacı ve müdahilin davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.