TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un ilgili maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1. cümle, 1-b, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2017/276 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ... hakkında; kendisine ait takı-bijuteri işletmesinde kolye takma bahanesiyle ereksiyon halinde cinsel organını dokundurmak suretiyle mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, dosya içerisinde yer alan sanığa ait işyerinin içerisine ve çevresine ait fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, dükkanın ön cephesinin tamamen cam olması ve hemen karşı tarafında bir giyim dükkanın bulunması ve söz konusu iş yerinin Malatya ilinde insanların yoğun olarak uğradığı bir kapalı çarşı olması sebebiyle sanığın işyerinde cinsel amaçlı bir eylem gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak, tüm dosya kapsamındaki görgüye dayalı olmayan tanık beyanları, katılan mağdure İrem'in ve sanığın aşamalardaki beyanları, katılan mağdure İrem'in kendi beyanlarına göre söz konusu eylemin gerçekleşmesinden sonra kısa bir süre daha alışverişe devam ettiğinin anlaşıldığı, yine katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları arasında kısmi çelişkilerin mevcut olduğu, sanığa ait iş yerinin iç kısmının dahi aleni bir ortam niteliğinde oluşu, sanığın evli ve iki çocuk sahibi olduğu da göz önüne alınarak, sanık ...'ın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
O Yer Cumhuriyet Savcısnın Temyiz İsteği
Sanığın kısmen çelişkili savunmada bulunması, tanık anlatımları, arada husumet olmaması, iftira atılmasını haklı kılacak sebebin bulunmayışı ve diğer sebeplerle sanığın ceza alması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın aşamalardaki savunması, görgüye dayalı tanık beyanının olmayışı, olay yeri söz konusu dükkanın önünün cam oluşu, hemen karşısında giyim mağazası olması, olay anına dair kamera kaydının teknik arıza nedeniyle alınamamış olması, soyut iddia dışında suçun işlendiğine dair hiç bir delilin bulumayışı ve diğer sebeplerle tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen beraat kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2024 tarihinde karar verildi.