Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan mağdure ...'ya karşı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde merciince karar verildiği, yine Mahkemece verilen 18.03.2016 günlü hükmün duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesine karşın, o yer Cumhuriyet savcısının 04.04.2016 tarihli dilekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz kanun yoluna tabi olması sebebiyle temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... aleyhine başvurulan temyiz yolundan vazgeçildiğini bildirmesi karşısında temyiz incelemesinin suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kayda göre on altı yaşında bulunan katılan mağdure ... ile adı geçenin uyuşturucu madde etkisi altındayken farklı zamanlarda anal yoldan cinsel ilişkide bulunduğu iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

A. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı savunmaları, iddiaları destekler mahiyetteki adli muayene raporu, katılan mağdurenin psikolojik sorunları sebebiyle intikal süresinin uzaması, eylem öncesinde katılan mağdureye verilen uyuşturucu madde etkisi ile direncinin bertaraf edilmesi karşısında mahkumiyet hükmü yerine kurulan beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki istikrarlı inkara dayalı savunmaları, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...’in beyanları ve katılan mağdure ...’nın beyanlarına itibar etmede etki edecek şekilde psikolojik rahatsızlığı karşısında atılı suçu işlemediğinden beraat kararı verilmesi yerine suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle kurulan beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure ... vekili ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.