HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzelterek esastan reddi kararı
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar müdafinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, dayanılan delillerin kanunen delil niteliği bulunmadığına, sanıkların kendilerini şikayet eden şahıslara tepki gösterdiğine, kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir.
A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede:
Tüm dosya kapsamı, Cumhuriyet savcısı ve polis memuru katılanlar ile mağdurların birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı anlatımları, tanık H.O.'nun beyanı, 21.01.2016 tarihli arama tutanağı ve olay anına ilişkin sesli kamera kaydının çözüm tutanağı karşısında, sanıkların iş yerlerinde arama yapmak isteyen polis memurlarına ve gıyabında Cumhuriyet savcısına hakarette bulunduklarından bahisle haklarında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf isteminin 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin uygulanması sırasında belirlenen gün para cezasının "442" gün yerine "354" olarak yazılması nedeniyle "442" gün olarak belirlenmesi suretiyle düzelterek esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıkların eylemlerini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.09.2024 tarihinde karar verildi.