Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılanlar ... ve ... vekilinin, adli tatil içerisinde 06/08/2013 tarihinde tebliğ edilen hükmü, adli tatilin bittiği günden itibaren temyiz süresi başlayacağından, adli tatilin bitmesiyle işlemeye başlayan yedi günlük temyiz süresinin son günü de hafta sonu tatiline rastladığından 09/09/2013 tarihindeki temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki adı geçen katılanlar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 15/07/2008 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2015/9226 - K. 2019/2425
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2015/9226 |
| Karar No | 2019/2425 |
| Karar Tarihi | 26.02.2019 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat