Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Sanığın ormanın bitişiğinde istiflenmiş olan tomruk yığınlarını, ateşin ormana sirayet edeceğini öngördüğü halde kasten yakması eylemi sonucu mahkeme tarafından verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 32. maddesinde, akıl hastaları bakımından güvenlik tedbirinin öngörüldüğü, TCK'nin 57. maddesinde ise güvenlik tedbiri bakımından bir sürenin öngörülmediği ancak toplum açısından, akıl hastalığı veya zayıflığı bakımından, tehlikenin ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti ile sonucuna göre işlem yapılması gerekirken infazı kısıtlar şekilde, sanığın 3 yıl süreyle yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda tedavi altına alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan idare vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesine ilişkin bendindeki “takdiren 3 yıllık kısmının” bölümünün çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.