Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteği, kararın bozulması talebine ilişkindir.
Sanık müdafiin temyiz isteği; suç vasfının oluşmadığına, suça konu yerin orman sayılmayan yer olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontroller sırasında tel örgü ile çevrili alan tespit edilmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, suça konu yerin 60 yıldır aynı şekilde kullanıldığını, tapusunun olduğunu, kadastro geçmiş ise de kendisine tebligat yapılmadığını beyan etmiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Suç tarihi itibarıyla 65 yaşını dolduran sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.