Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2014/1193 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, borçlu Şaban'ın İstanbul Küçükçekmece 77 parsel Bodrum Kat 1,2,3 nolu bağımsız bölümleri 22.11.2012 tarihinde toplam 68.000,00 TL bedelle davalı ...'a sattığını, davalının adresinde haczedilecek mal bulunmadığına dair geçici aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağı düzenlendiğini, Metin'e yapılan satışın alacaklıdan mal kaçırma kastıyla olduğunu belirterek yapılan tasarrufların iptali ile taşınmazların haciz ve satışını, iyi niyetli şahıslara satılmış olma durumunda da elden çıkan değerler nispetinde ...'dan tazminini talep ve dava etmiştir
Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarihli, esas ve karar sayılı kararı ile; dava konusu gayrımenkullerin tapuda gösterilen değerleri ile gerçek değerleri arasında misli aşan farkın olduğunun belirlenmesine, davalı 3. Kişi ...'ın dava konusu gayrımenkulleri alacağına karşılık aldığını beyan etmiş olmasına konusu tasarrufların mutad ödeme sayılmaması gerektiği gerekçesi ile
Davacının davasının kabulü ile İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, 27 Pafta, 77 Parseldeki 1,2,3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin sayılı taşınmazın 11/09/2013 tarihinde dava dışı İsmail Azgın'a devredildiği tarihteki rayiç değeri olan 170.000,00 TL üzerinden Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1193 Esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, davacı tarafın, bedeli ıslah ettiği belirtilerek ıslah dilekçesinde belirtilen rakam üzerinden davanın kabul edildiğinin beyan edildiğini ve böylelikle taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini; kaldı ki davacının ıslah yapmadığı ortada olmakla birlikte bir an için kabul edilse dahi 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olmakla ıslahın bu açıdan da geçerli olmadığını, müvekkilinin, dava konusu taşınmazı, alacağına mahsuben satın aldığını, müvekkilinin zarar verme kastıyla hareket ettiği ve diğer davalının içinde bulunduğu aciz durumunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığını, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince soyut gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kötü niyetin ispatının davacı tarafın üzerinde olduğunu, müvekkili ile diğer davalı borçlu arasında akrabalık, ortaklık, arkadaşlık, hemşehrilik vb türden hiçbir bağlantının bulunmadığını, aciz belgesinin varlığına ve usulüne ilişkin dava şartının yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazların, davalı müvekkiline devrinin yapıldığı 22.11.2012 tarihi itibariyle davacı alacaklı ve borçlu ... arasında herhangi bir borcun doğumunun söz konusu olmadığını, dolayısıyla verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabul edilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan fark olduğu ve İİK madde 278/2 hükmüne göre iptale tabi olmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.