SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'ın, şikayetçinin damadı olduğu, olay tarihinden yaklaşık 8 ay öncesine kadar sanık ile eşi arasında bir anlaşmazlığın bulunduğu, hatta eşine karşı yaralama eyleminde bulunan sanığın eşe karşı yaralama suçundan ceza da aldığı, sanığın bu eylemini eşinin annesi olan şikayetçinin ilgili makamlara bildirdiği için sanığın şikayetçiye karşı da bir kızgınlığının bulunduğu, ancak olay tarihi itibariyle sanık ile eşi dolayısıyla şikayetçiyle aralarındaki anlaşmazlığın son bulduğu, birlikte sanığın evinde piknik yapmayı bile düşündükleri, olay akşamı da sanığın evinde yapılacak piknik için yapılacak masrafları karşılamayı kabul eden şikayetçiden borç parayı almak hem de şikayetçinin evindeki bazayı tamir etmek için sanığın tek başına şikayetçinin evine gittiği, şikayetçinin bu sırada evinde tek başına olduğu, bazaya biraz baktıktan sonra bu baza tamir olmaz diyerek bazayı bırakan sanığın, başını kapatmak ve mangal parası getirmek için cüzdanını almak üzere yatak odasına geçen şikayetçinin arkasından takip ederek yatak odasına girdiği ve şikayetçiye "Anne seninle konuşmamız lazım" dediği, salonda konuşalım diyerek odadan çıkmak isteyen şikayetçiyi yatağın üzerine iterek "Savcılığa ödediğim para cezalarından sen sorumlusun, şikayet etmeseydin bu paraları ödemeyecektim, bakalım götün 5.000 TL edecek mi, seni sikeceğim" diyerek şikayetçinin göğüslerine ve kalçasına dokunmaya başladığı, astım hastası olan şikayetçinin nefesinin kesilmesi sebebiyle su almasına izin verdiği, şikayetçi sakinleştikten sonra tekrar şikayetçinin göğüslerine ve vücudunun değişik yerlerini okşadığı, sonra şikayetçinin alt çamaşırlarını çıkararak "5.000 TL'lk götünü görelim" dediği, şikayetçinin "Ben annen sayılırım, bunları yapmaya utanmıyor musun" diyerek sanıktan durmasını istediği, bunun üzerine şikayetçiyi bırakan sanığın Kur'an getirerek şikayet etmemesi için şikayetçiye el bastırdığı, şikayetçinin oğlunun okuldan eve gelmesi üzerine de hep beraber evden çıkarak sanığın evine gittikleri, şikayetçinin bu olayı kimseye anlatamadığı, sanığın ertesi sabah 28.05.2015 tarihinde sabah 9.30 civarında poğaça almak için yalnız başına evden çıktığı, daha sonra yine şikayetçinin evine giderek kapıyı çaldığı, şikayetçinin kapıda sanığı görünce "Evime girmeni istemiyorum" diyerek rızasının olmadığını bildirdiği ancak sanığın, şikayetçiyi iterek eve girdiği, ağlayan şikayetçiye "Sen hala dünde mi kaldın, dün yapamadığım şeyi bugün yaptırtma" diyerek şikayetçiyi ağlamaması konusunda uyardığı, şikayetçinin mutfağa geçerek eşyaları yerleştirdiği sırada sanığın, şikayetçinin arkasından sarılarak cinsel organını şikayetçinin kalçasına dayadığı ve göğüslerini tuttuğu, bu sırada şikayetçiyi soymaya çalıştığı, şikayetçiye "Sen ağladıkça ben zevke geliyorum, bugün senin işini halledeceğim benim olacaksın" diyerek kendi gömleğini çıkarmaya başladığı, bu esnada şikayetçinin çekmeceden bıçağı alarak "Sakın bana dokunma, seni öldürürüm" diyerek kendisini savunduğu, balkona çıkarak yardım istediği ancak kimseye sesini duyuramadığı, sonra kızını arayarak yardım istediği şeklinde kabul edilen olayda; sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs etme suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3-c, 43,35,62 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1,43,62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Özetle; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; suçların sübuta ermediğine ilişkindir.

A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, şikayetçinin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 116. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d. maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.11.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk olayda sanığın şikayetçiye saldırdığı, şikayetçinin göğüslerine ve kalçasına dokunmaya başladığı, astım hastası olan şikayetçinin nefesinin kesilmesi sebebiyle su almasına izin verdiği, şikayetçi sakinleştikten sonra tekrar şikayetçinin göğüslerine ve vücudunun değişik yerlerini okşadığı, sonra şikayetçinin alt çamaşırlarını çıkararak "5.000 TL'lik götünü görelim" dediği, şikayetçinin "Ben annen sayılırım, bunları yapmaya utanmıyor musun" diyerek sanıktan durmasını istediği, bunun üzerine şikayetçiyi bırakan sanığın Kur'an getirerek şikayet etmemesi için şikayetçiye el bastırdığı; ikinci olayda şikayetçinin mutfağa geçerek eşyaları yerleştirdiği sırada sanığın, şikayetçinin arkasından sarılarak cinsel organını şikayetçinin kalçasına dayadığı ve göğüslerini tuttuğu, bu sırada şikayetçiyi soymaya çalıştığı, şikayetçiye "Sen ağladıkça ben zevke geliyorum, bugün senin işini halledeceğim benim olacaksın" diyerek kendi gömleğini çıkarmaya başladığı, bu esnada şikayetçinin çekmeceden bıçağı alarak "Sakın bana dokunma, seni öldürürüm" diyerek kendisini savunduğu, balkona çıkarak yardım istediği ancak kimseye sesini duyuramadığı, sonra kızını arayarak yardım istediği, sanığın organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eylemine yönelik başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde katılanın aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.