Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümde yasa yolunun 15 gün olarak gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, aracın müsaderesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, sanığın sürücülüğünü yaptığı kamyonette meşe odunlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, ihtiyacı için babasına ait taşınmazdan kestiğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerde orman kadastrosu bulunmadığı ve ağaç kesilen yerin orman sayılan yer olmadığı ve eylemin 6831 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi kapsamında kaldığı tespit edilmiştir.
294 ada 3 parsele ilişkin tapu kaydı dosyada mevcuttur.
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın tapulu yerden emval temin etme şeklinde gerçekleşen eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 24 üncü maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." amir hükmü karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 116/B maddesi kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kanun gereğince kabahat nevinde olup ... tarihi olan 16.11.2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi gereğince kabahatli hakkında Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, el konulan orman emvali ve nakil aracının İADESİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.