Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/442 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında, atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin ifadelerinin tutarlı olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli kararında katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.09 2024 tarihinde karar verildi.