Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin TCK'nın 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, rüşvet suçuna konu kaçakçılık fiiline ilişkin yapılan yargılamada verilen sanıkların beraatine ilişkin kararların kesinleştiği, bu haliyle atılı rüşvet verme suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında, isnadın sübutu halinde sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisini görevinin gereklerine uygun davranması için çıkar sağlamaya azmettirme suçunu oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 24.10.2007 ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, kanuna aykırı, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2021/3469 - K. 2024/9110
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2021/3469 |
| Karar No | 2024/9110 |
| Karar Tarihi | 18.09.2024 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat