Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan 30.04.2015 tarihli mahkûmiyet hükmü ile sanık ... hakkında verilen 16.06.2015 tarihli ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanık ...'un Ek Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Sanık ...'un yokluğundan verilip, 03.06.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 16.06.2025 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re'sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun'un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2014/206 Esas, 2014/128 Karar sayılı ek kararının ONANMASINA,

B. Sanık ...'nın Asıl Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirim yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretliyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ...'ya ilişkin hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin "5" ibaresinin çıkarılıp yerine "276", "4" ibaresinin çıkarılıp yerine "230", "5.512 (beşbinbeşyüzoniki)" ibaresinin çıkarılıp yerine "4.600,00 TL" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereği Mahkemece belirlenen 4 gün üzerinden hapse çevrilme hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.