B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarih ve 2017/17881 Esas ve 2017/20872 Karar sayılı bozma ilamından önceki Şahlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2013/751 Esas ve 2015/375 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52. maddeleri uyarınca hapisten çevrilme 6.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezasına cezasına hükmolunduğu ve kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilip bozulduğu, aleyhe temyiz istemi de bulunmadığı hâlde, bozma sonrası yapılan yargılamada 2 yıl hapis ve 2.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına “5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.