Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, mağdurdan yağmaladıkları cep telefonunu sattıkları yeri gösterdikleri, cep telefonunun bu iş yerinde ele geçirilerek yakınana teslim edildiği, ancak telefon satışından elde ettikleri bedelin, satın alan kişiye iade edildiğine dair bir bilginin bulunmadığının anlaşılması karşısında somut olayda etkin pişmanlık koşullarının bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 168/1-3. maddesi ile indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından; uygulamaya göre de 5237 sayılı TCK'nın 61.maddesindeki sıralamaya aykırı olarak, anılan Yasanın 31/3. maddesinin 168. maddesinden sonra uygulanması, sonuca etkili olmadığından; anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "sanıklardan eşit olarak tahsiline" ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmalarına" cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.