İstem; hak sahibince açılan dava yönünden 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, Kurum tarafından açılan dava yönünden ise yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların yasal faiziyle birlikte geri alınmasına ilişkindir.
Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılamada, Kurumca açılan dava reddedilip, hak sahibi tarafından açılan davada istem aynen karar altına alınmıştır.
Hükmün, Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 68. maddesinin VI numaralı bendinde, sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıkların, evlendikleri tarihi izleyen devre başından itibaren kesileceği belirtilmiş, 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalının, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarına aylık bağlanacağı, “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrasında da, ha sahiplerine bağlanan aylıkların, 34. maddede belirtilen koşulların ortadan kalktığı tarihi izleyen ödeme dönemi başından itibaren kesileceği bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede; yargılama aşamasında 14.12.2011 günü yeniden evlenmekle hak sahipliği sıfatı ortadan kalkan davacıya, anılan tarih ve yasal mevzuat hükümleri gözetilmek suretiyle ölüm aylığının bağlanması yönünde karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, söz konusu belirleme ve sınırlama yapılmaksızın istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. Maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç: Hükmün (1) numaralı bendinde yer alan “Davalı ...’nın davacının aylığının iptaline ilişkin kararın iptaline, kesinti nedeniyle biriken maaşların davacıya iadesine ve maaş ödenmesine devamına,” sözcüklerinin çıkartılarak yerine “Ölüm aylığının, kesilme tarihi ile 14.12.2011 evlilik günü arasındaki dönemle sınırlı olmak üzere bağlanarak ödenmesi ve 14.12.2011 tarihi dikkate alınmak suretiyle kesilmesi gerektiğinin tespitine,” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLİREK ONANMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.