Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I)Av. ...’nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Av. ...'nın soruşturma aşamasında sanık ...'nun barodan atanan müdafiolduğu, adı geçen avukatın görevinin iddianamenin kabul kararı ile kendiliğinden sona ermiş olması karşısında anılan müdafinin sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığından, Av. ...’nın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II)Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-b, 143. maddelerinde öngürülen hırsızlık suçunun gerektirdiği, cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli 2021/35 Esas ve 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/04/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.