Hükümlülüğüne

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Sanığın adli sicil kaydına konu mahkumiyetlerin 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunundan kaynaklanması ve karşılıksız çek keşide etmek eyleminin 6273 sayılı yasa ile suç olmaktan çıkarılması hususları nazara alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş,
Kabule göre de,

1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 1163 sayılı Yasa hükümleri ile 5728 sayılı yasa ile değişik 1163 sayılı yasa hükümleri birlikte ele alınıp, 5237 sayılı TCK.nun 7/2.maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanığın adli sicil kaydında hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin bulunmaması karşısında sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının TCK.nun 50/3.fıkrasına aykırı olarak 50/1.fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmemesi,
Yasaya aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.