Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Kanun'un 235/2-c maddesinde yer alan “Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek” şeklindeki düzenleme karşısında, mağdurların ihaleye katılma yeterliğinin bulunmaması halinde eylemlerin tehdit ve/veya yaralama suçlarını oluşturacağı ancak Mahkemece 08.01.2015 tarihli Karar ile sanık hakkında tehdit suçundan beraat, yaralama suçundan ise şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülme kararları verildiği ve bu kararların temyiz edilmeden kesinleştiği de nazara alınarak, mağdurların ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olup olmadıklarını gösteren tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınması sonrasında iddia ve savunmalar birlikte değerlendirilerek mağdurların ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olup olmadıklarının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 235/2-c ve 235/3-a maddeleri gereğince tayini yerine aynı Kanun'un 235/1. maddesi ile belirlenip daha sonra artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.