Mühür bozma suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; beraetine dair, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05/12/2006 gün ve 2006/444 Esas, 2006/198 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile Daireye verilmekle incelendi;

Hüküm fıkrasında, Anayasa'nın 40/2 ve CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak hükme karşı kanun yoluna başvuru şekilleri gösterilmediğinden, aynı Yasanın 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde katılan vekilinin kusurunun bulunmadığı nazara alınıp isteminin süresi içinde olduğu kabul edilerek işin esasına ilişkin inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, mahkemece sorgu tarihi olan 17.05.2005'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.