Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılardan Tuğra Limited Şirketin'den Denizli 9. İcra Müdürlüğünün 2018/6769 sayılı takip dosyasındaki borç nedeni ile alacaklı olduğunu, davalı şirketin borcun doğumundan sonra Denizli Tekkeköy 383,384, ve 431 nolu parselleri danışıklı olarak mal kaçırmak için davalı ...'ya, Fethiye ilçesi Günlükbaşı mahallesi 1688 ada 13 nolu parseldeki taşınmazı ise davalı ...'ya, değerlerinin çok altında devrettiğini, davalı ...'nın borçlu şirketin müdürünün kayın biraderinin kayın validesi olduğunu, bu nedenle taşınmazların davalılara devrine ilişkin tasarruflarının iptalini, icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile cebri icra, satış yetkisi verilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin yukarıda belirtilen tarihli, esas ve karar sayılı kararı ile; davacının, davalı Tuğra İnşaat şirketinden olan alacağının gerçek bir alacak olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden ise davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davalıların birbirini tanıdığını, dava konusu tasarrufların düşük bedel ile mal kaçırma gayesi ile yapıldığını, beyan ederek istinaf taleplerinin kabul edilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili, vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğini beyan ederek istinaf taleplerinin kabulünü talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.

Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; alacağın dayanağı olan senedin gerçek bir alacağa ilişkin olduğunun davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.