Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, konutunun su aboneliği için davalıya müracaatta bulunduğunda, davalının abonelik için kanal katılım payı ve şebeke hisse bedeli ödenmesini istediğini, bu talebin yasal dayanağının olmadığını belirtilerek, davalı tarafça abonelik tesisinin kanal katılım ve şebeke hisse bedeli ödemesi koşuluna bağlanarak çıkarılan muarazanın men'i ile söz konusu bedellerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı yan cevabında, davacının meskeninin olduğu yere kanalizasyon hizmeti ve içme suyu şebekesi getirildiğini, Belediye Gelirleri Kanununun 87. ve 88. maddeleri ile ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39. maddesi gereğince davacının kanal katılım payı ve şebeke hisse bedelini ödemesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ilk defa söz konusu konutun su aboneliği için başvuruda bulunduğundan katılım bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle bilirkişi tarafından hesaplanan miktar esas alınarak istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 87. ve 88. maddeleri ile bunlara paralel olan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalının yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı takdirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayri menkul sahiplerinden yönetmelikte belirtilen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesislerine katılım payı isteme ... vardır. Ancak, bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bunun miktarının nasıl belirleneceği eldeki davada uyuşmazlık konusudur.
Katılım paylarının hesabına ilişkin ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39/2. maddesinde formül bulunmakta olup formülde -T- olarak simgeleştirilen “gayrimenkulün yararlanacağı su ve kanal hattına metre/tül maliyeti”nin, yine aynı maddenin 5. fıkrasındaki uygulanacağı yılın ve Belediye Gelirleri Kanununun 89. madde/a-son cümlesindeki “Bayındırlık birim fiatlarını geçemez” ifadeleri birlikte değerlendirilerek abonelik başvurusunda bulunulan tarihteki Bayındırlık birim fiatları üzerinden alınması ve hesabın ona göre yapılması gerekir. Hesaplanan miktarın abonelik başvurusunun yapıldığı tarihteki binanın emlak vergi beyanındaki değerinin %2'sini aşmamak kaydıyla hüküm altına alınması gerekir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundan abonelik başvurusundan önceki yıllarda inşaat aşamasındaki dava dışı kişi tarafından avans olarak yapılan ödeme sırasındaki resmi veriler ve birim fiatlar esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmıştır. Şu haliyle, abonelik başvurusunun yapıldığı tarihteki Bayındırlık birim fiatları esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken inşaat ruhsatı aşamasındaki ödeme tarihindeki birim fiatların esas alınarak hesaplama yapılmış olması yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.