Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemenin başka bir esasında kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasında verilen ayırma kararı gereğince açılan dava dört adet taşınmazda bulunan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesinin talep edilmesi nedeni ile mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme ile 5831 Sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile Kadastro Kanunu’na eklenen ek 3. maddesine göre tapu sicil müdürlüğünce elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürüleceği ve hissedarlık esaslarına göre mirasçılar adına tapu kütüğüne tescil edileceği anlaşıldığından dava konusu taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına; karar kesinleştiğinde dosyanın gereğinin takdir ve ifası için Ergani İlçe Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan Yasa maddesi idari yoldan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine ilişkin olup, maddenin ikinci fıkrasında, isteme karşı bir itiraz ileri sürülmediği ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı takdirde, paylı mülkiyet olarak tescilin yapılabileceği düzenlenmiştir. Ancak, bu madde ile belirlenen hükümler Sulh Hukuk Mahkemelerinde elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi isteminde bulunulması hususunda bir koşul bir dava şartı olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle somut olayda, davacının Medeni Kanun’un 644. maddesi gereğince elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi isteminde bulunmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.