Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kırküç adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili Av. ... ile davalı ... vasisi Av. ... tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 14'üncü maddesinde, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetlerinin bulunmadığı belirtilmiştir. Kısıtlıyı vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasisi temsil eder. Öte yandan kanuni temsilcisi bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat usulü de Tebligat Kanununun 11/2.maddesinde açıklanmıştır. Olayımızda, taşınmazlarda payı bulunan davalı ..., Sakarya 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/966 esas 1998/1234 sayılı kararı ile kısıtlanmış ve kendisine önce ..., yargılama sırasında da 25.10.2011 tarihli ek kararla ... vasi tayin edilmiştir. TMK’nun 448.maddesi hükmüne göre kısıtlı tüm hukuki işlemlerinde vasisi tarafından temsil edilmesi zorunlu olup, duruşma davetiyesinin kısıtlıyı temsilen vasisine tebliğ edilmesi gerekir. Mahkemece bu usule uyulmadan doğrudan kısıtlıya tebligat yapılmak suretiyle yargılamaya devam edilip davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.