Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 gün ve 2007/78-2010/286 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/06/2012 gün ve 2011/4527-2012/10414 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, DUAL POWER, POWER MELT, DUAL MELT markalarının tescillerinin müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalının ise bu markaları kendi ürünleri, dergi, katalog ve broşürleri üzerlerinde, fuarlarda, internet ortamında kullandığını, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı tarafından yapılan marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesini, 10.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının DUAL MELT markası üzerinde bir hakkının bulunmadığını, bu markanın 3. bir kişi adına tescilli olduğunu, müvekkilinin kendi adına tescilli markaları kullandığını, davacı adına tescilli bulunan DUAL POWER ve POWER MELT markalarının zayıf markalar olduğunu, DUAL POWER ibaresinin çift yönlü güç, POWER MELT ibaresinin ise güçlü erime anlamına geldiğini, bu markaların 556 sayılı KHK'nin 7/a ve 7/c maddeleri anlamında ayırd edici nitelik taşımadığını, tek başlarına tescil edilemeyeceğini, ürünün karakteristik özelliklerini belirttiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalı adına tescilli 2005/33825 ve 2005/33813 tescil nolu markaların hükümsüzlüğünü, TPE sicilinden terkinini verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın takip edilmediği, karşı davada hükümsüzlüğü istenen markaların tanımlayıcı olmadıkları, POWER MELT ibaresinin güçlü erime anlamına, DUAL POWER ibaresinin ise iki taraflı güç anlamına geldiği, Uluslar arası pazarda satılan benzer indüksiyon sistemlerinde de bu ibarelerin kullanılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın ise reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/06/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı-karşı davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.