Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı işverenin devraldığı işyerinde şef garson olarak çalıştığını, davacının işine sebepsiz olarak son verildiğini, açtığı ve kabul edilen işe iade davasının Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, devralan davalı şirkete işe iade için süresinde başvurmalarına rağmen talebini reddettiklerini iddia ederek; ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, dört aylık boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının ... Oteli'nde çalıştığını, müvekkili şirketle bu otel arasında sadece isim hakkı kullanımına dair sözleşme olduğunu, bunun dışında hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşe iade davası süresince geçersizliğine karar verilmesi istenen fesih askıdadır. Somut uyuşmazlık bakımından, davacının işe iade davasını kazandıktan sonra işe geri dönmek için işverene gönderdiği ihtarname 04/06/2012 tarihinde işverene tebliğ edilmiş olup, fesih tarihi davalı işverenin davacıyı işe başlatması için yasal 1 aylık sürenin sonudur. Açıklanan nedenle daha öncesinde temerrüt olamayacağından işe başlatmama tazminatına fesih tarihi olan 04/07/2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 04/06/2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, davacı tarafından açılan dava, belirsiz alacak davası türlerinden kısmi eda, külli tespit davası niteliğinde olduğundan, ihbar tazminatının arttırılan miktarlarına artırım tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, bu alacağın tamamına icra takibi ödeme emrinin tebliği tarihinden (üstelik tarih belirtilmeden) itibaren faiz yürütülmesi ve yine işe başlatmama tazminatına yasal faiz yerine, mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. Maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)Sonuç:

Temyiz olunan kararın, ihbar tazminatı ve işe başlatmama tazminatına dair 1. ve 3. bentlerinin çıkartılarak yerlerine;
“1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan ihbar tazminatı alacağı davasının KISMEN KABULÜ ile net 5.387,06 TL nin 50,00 TL’sinin dava tarihi olan 18/01/2013 tarihinden itibaren, bakiye 5.337,06 TL’sinin ıslah tarihi olan 22/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
“3-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan işe başlatmama tazminatı alacağı davasının KISMEN KABULÜ ile taleple bağlı kalınarak net 27.340,40 TL’nin fesih tarihi olan 04/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazla istemin reddine“ bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.