Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/26 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararı ile atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2(e) maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; katılan mağdurenin mahkemede ifadesinin alınmadığına, adli tıp raporlarının hükümlere esas alınmadığına, sanıkların beyanlarının samimi ve güvenilir olmadığına, tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında atılı suçlardan beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükümlerin sanıklar aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin yerinde olduğu anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.