Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2012 tarih ve 2011/364-2012/658 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/06/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Grubunun yurt dışındaki şirketleri aracılığıyla topladığı paraların davalılar tarafından kendi hesaplarına aktarıldığını ve bu süreçte davalı şirkete para aktarılarak içi boşaltılan yurt dışında kurulu bulunan şirketlerin iflas ettiğini, müvekkiline yatırılan paraların talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantileri ile tahsil edilen paralar karşılığında yurt dışındaki şirketlere ait makbuzların verildiğini, ancak müvekkilinin parasını geri almak istediğinde ise herhangi bir şirket yetkilisine ulaşmasının mümkün olmadığını, davalıların yurt dışındaki şirketleri para toplama faaliyetinde paravan olarak kullanmak suretiyle müvekkilini ve binlerce kişiyi kandırdıklarını, müvekkilinin yurt dışında kurularak iflas ettirilmiş ve ticaret kayıtları ticaret sicilinden silinmiş olan ... AG ve ... GmbH şirketlerinden alacağını tahsil etme imkanının bulunmadığını, bu şirketlerin malvarlığını kendi hesaplarına aktaran davalı şirket ve yönetim kurulu başkanı davalı ...'ün müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinden tahsil edilen 50.000 DM (25.564,59) karşılığı 55.861,18 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında bir hukuki ilişki bulunmadığını, davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davacının dava dışı şirketlere para yatırıp yatırmadığının bilinmediğini, davacının iddialarının aksine hileli veya muvazaalı bir yol kullanılmadığını, müvekkillerin hesaplarına yasa dışı ve usulsüz biçimde aktarılmış bir para bulunmadığını savunarak, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketlerin iflasının 2007 yılında kesinleştiği, iflas kesinleştikten sonra davacının eldeki davayı açtığı, bu nedenle zamanaşımı süresinin geçmediği, davalı ...Ş. ile ... A.G ve ... GmbH'nin her üçünün de diğer davalı Mehmet Fadıl Akgündüz'ün şirketleri olduğu, davalılarla dava dışı yabancı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davacının ... A.G'ye sessiz ortak olduğu, ancak yatırdığı para karşılığında sessiz ortak olarak tek beklentisi olan kar payı dağıtımının hiçbir zaman gerçekleşmediği, ... A.G ve ... GmbH'nin gayri faal şirketler olduğu, yatırılan paraların yurt dışı şirket hesaplarından devamlı para akışı sağlanarak davalılar ile M.Fadıl Akgündüz'ün hakim ortağı bulunduğu şirketlere kaynak olarak aktarıldığı, yurt dışı şirketlerin bu kaynak akışını sağlamak üzere kurulduğu, böylece davalıların eldeki davada davacı tarafça yatırılmış bulunan ortaklık payını iade yükümlülüğü altında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 54.807,92 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.902,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.