Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2008/187-2012/129 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan .... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ....'nin ıslah çalışmaları ve ana kolektör hattı inşaatının davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından diğer davalı .... İnşaat A.Ş'ye ihale edildiğini, ....'nin ıslah çalışmaları sırasında yağan yağışların köprü menfezini kapatması ve bu dereye bağlanan kanalizasyon rögarlarının bakımsız ve tıkalı olması sonucu derenin yatağından taştığını, 13-14.10.2007 tarihlerinde İstanbul'da meydana gelen yağışlar ve dere yatağındaki davalı şirketin neden olduğu olumsuzluklarla birlikte yağmur ve kanalizasyon sularının dere yatağından taşması sonucu müvekkili şirkete sigortalı işyerinin ve içindeki emtianın hasarlandığını, müvekkili tarafından sigortalıya yapılan ödeme sonucu müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, şimdilik 444.639,19 TL hasar tazminatının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddiası nazara alındığında olayın hizmet kusuruna dayalı olup, davanın tam yargı olarak idari yargıda açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının iddia ettiği hasarın meydana geldiği yerle ilgili olarak müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği bir yükümlülüğünün bulunmadığını, meydana gelen zararda müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasara sebebiyet veren taşkının meydana gelmesinde en önemli etkenin köprülerin kesit yetersizliğinin zamanında giderilmemesi, işin özellik ve niteliğine göre öncelikli olarak ihalesi yapılarak inşaatı gerçekleştirilmek ve daha sonra da dere ıslahı yapılmak sureti ile köprü geçişlerindeki iyileştirmelerin yapılmaması olup, zararın oluşumundan sonraki tarihte söz konusu işin davalı yükleniciye İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından ihale edildiği, idari eylem ve işlem neticesinde zarar meydana geldiği iddiasının hizmet kusuruna yönelik olduğu ve bundan dolayı tazmin sorumluluğunun da doğal olarak tam yargı davasının konusunu oluşturduğu, tam yargı davalarının ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucuna
varılarak, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın mahiyeti itibariyle idari yargı alanına girdiğinden yargı yolu itirazının kabulü ile mahkemenin görevsizliğine, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı Kalyon İnşaat A.Ş. hakkında verilen karara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirket hakkında verilen kararın onanması gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirkete sigortalı işyerinde meydana gelen hasar sonucu sigortalıya yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davalılardan İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın, idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle bu davalı yönünden görevsizlik kararı verilmiştir.
Davanın dayanağını teşkil eden hasar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 18. maddesinde, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 12/11. maddesinde ise su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.Davalı ...’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da da bu kurumun, genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklanmıştır.O halde, davalı kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nın 21.09.1983 gün ve 1980/11-2721 Esas 1983/823 Karar, 29.11.1995 gün ve 1995/11-647 Esas 1995/1043 Karar ve 16.10.1996 gün 1996/13-346 Esas 1996/699 Karar sayılı ilamlarında da İSKİ’nin özel hukuk hükümlerine tabi tacir sayılacağı görüşü benimsenmiştir.
Bu durumda, TTK'nın 3,11,12/11,14,18/1. maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı ... Genel Müdürlüğünün tacir sıfatını taşımasına, davanın da haksız fiil sonucu ödenen tazminatın rücuan tazmini davası olmasına göre İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan işbu davanın adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak, işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı ... Genel Müdürlüğü hakkında verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirket hakkında verilen kararın ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... Genel Müdürlüğü hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu yönden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kalyon A.Ş'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.