Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 tarih ve 2008/663-2012/723 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/06/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının tüm dünyada harcıalem olarak yıllardır üretilen ve satışı yapılan ürünlere yönelik hak iddia ederek müvekkilinin haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/633 D.İş sayılı dosyasından 22/04/2003 tarihinde ihtiyati tedbir kararı aldığını, davalının bu kararı .... İcra Müdürlüğü'nün 2003/737 Tal. sayılı dosyası ile uygulattığını ve müvekkiline ait 6104,6105 ve 7103 kod numaralı kalıp makinelerine el koydurarak yedi emine kaldırdığını, bu makinelerin 20/07/2006 tarihine kadar yedi eminde kaldığını, bu süre içinde işbu kalıplarla üretilen ürünlerin hiçbirisinin üretilip satılamadığını, davalının daha sonra .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/586 esas sayılı dava dosyası ile haksız rekabetin önlenmesi ve dava konusu ürünlerin imhası talepli dava açtığını, davanın red edildiğini, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin yaklaşık 3 yıl boyunca davalının dava konusu yaptığı ürünleri üretemediğini, sattıklarını iade almak zorunda kaldığını, davalının ise sektörde tek firma olarak bu ürünleri satmaya devam ettiğini ve yüksek gelirler elde ettiğini, dava konusu ürünlerin tek tek satıldığı gibi takım halinde de satıldığını, nitekim takıma konu ürünlerin el konulan ürünler olmadan satılamadığını ve müvekkilinin elinde kaldığını, müvekkili hakkında bu olay nedeniyle sektörde taklitçi firma imajının oluştuğunu bu nedenle müşteri kaybettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan 1.200.000 TL maddi zarardan şimdilik 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 30.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 28/05/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin davasını ıslah ederek talebini 320.000 TL ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, tedbir kararının infaz edilmiş olmasından ötürü davacı şirketin zarar görmüş olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, çünkü davacı şirketin tedbir kararına rağmen üretime devam ettiğini, müvekkilinin yasal haklarını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre bilirkişi raporlarında davacının uğradığı zarar miktarlarının farklı farklı belirlendiği, zarar kalemlerine ilişkin olarak bilirkişilerin belirlediği tazminat miktarlarında farklılıkların tüm giderilemediği, bu nedenle mahkememizce bilirkişi raporları BK'nın 42-44 maddesi gereğince değerlendirildiği, bu değerlendirme sonucu 12/12/2011 tarihli bilirkişi raporunda zararın belirlenmesine ilişkin yöntemin uygun bulunduğu,diğer yandan davacının bağlı olduğu sektördeki şirket imajının taklit ürün ürettiği iddiası ile sarsıldığı göz önüne alınarak davacının maddi tazminat yanında manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.779,35 TL maddi ve 7.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.003,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 253,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.