TCK’nın 89/4, 22/3,62,51,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,

Olay günü saat 10: 00 sıralarında sanık ...’nin sevk ve idaresindeki otomobili ile seyir halinde iken; olay mahalline geldiğinde yola gereken dikkat ve özeni vermemesiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjle bölünmüş iki şeritli yolda katılan ...’nın sevk ve idaresindeki karşı şeride geçmesi neticesinde üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin hayati tehlike geçirecek, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı olayda; sanığın TCK’nın 22/3. maddesinde tanımlanan bilinçli taksir hükümleri çerçevesinde sorumluluğunu gerektirir bir durum olmadığı, herhangi bir delil bulunmadığından sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştiğinin kabulü ile fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.