SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesinin düşme kararı kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulması

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararı nazara alınarak sanığın yüzüne karşı, sanık müdafiinin yokluğunda verilen 20.03.2019 tarihli kararın sanık müdafiine yapılan tebliğden sonra, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1.maddesinde öngörülen 15 günlük süre içerisinde yapılan temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

A. Sanık ... Müdafiinin Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının ve aynı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

B. Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafinin temyiz isteminin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanıklar müdafiileri tarafından son oturum öncesinde, aynı gün olan diğer duruşması nedeniyle, oturuma katılamayacağına ilişkin mesleki mazeret dilekçesi sunulduğu hâlde mahkemece, mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, istem gibi BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.