HÜKÜMLER: Beraat, düşme

Kovuşturma evresindeki beyan tarihinde on altı yaş içerisinde bulunan mağdurenin, sanık hakkındaki mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2-4,43/1,53,63 ve 109/1,3-f, 5,43/1,53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/200 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e bendi uyarınca beraatine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 30/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurenin, sanığın evlenme vaadinin etkisiyle ifadesini değiştirdiğine, bu vaadin gerçekleşmemesi nedeniyle mağdurenin sonraki celselerde ifadesinden tekrar dönüp şikayetçi olduğuna, eylem süreci, soruşturma aşaması ve kovuşturma aşamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın mağdureye karşı fiziki güç kullanarak rızası dışında cinsel ilişkiye girerek üzerine atılı nitelikli cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu ve cinsel amaçla birden fazla hürriyetinden yoksun bıraktığı yönünde eylem ile eylem faili irtibatı mevcut olduğuna, yaşta hataya ilişkin şartlar mevcut olmadığı halde bu yönde delil takdiri kullanılarak "beraat ve düşme" yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir.

B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdure, müşteki, sanık, dinlenen tanık anlatımları, alınan psikolog görüşü ve gerekse dosyaya giren raporlarla sanığın suçu işlediğinin kanıtlandığına, rapordan da anlaşıldığı üzere mağdurenin sınır zeka kapasitesine sahip olduğuna, mağdurenin tecavüze uğradığının anlaşıldığına, sanığın mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bildiğine, sanığın evleneceği vaadi üzerine mağdurenin şikayetten vazgeçtiğine, mahkemenin raporlardaki ve beyanlardaki çelişkiyi gidermeden karar verdiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 13.04.2000 doğumlu olup kovuşturma evresinde 03.06.2015 günlü beyan tarihinde on altı yaş içerisinde bulunan mağdurenin, sanık hakkındaki mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın savunması, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla beraat ve düşme yönündeki hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz isteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.09.2024 tarihinde karar verildi.