SUÇLAR: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz istemi; hapis cezasının para cezasına çevrilmesi talebine ilişkindir.

Yapılan incelemede; sanığın, 13.10.2015 tarihinde Birliğini izinsiz terk ettiği, 21.10.2015 tarihinde ise kendiliğinden Birlik Komutanlığına katılış yaptığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 73 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

Isparta Asker Hastanesinin 24.05.2016 tarihli ve 3686 sayılı sağlık kurulu raporuyla sanık hakkında disosyal kişilik bozukluğu tanısı ile suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinden yararlanmasının uygun olmadığı bildirilmiştir.

Sanığın Birliğinden izinsiz ayrıldığına ve kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanaklar ve vaka kanaat raporu dosyada mevcuttur.

Dosya kapsamına göre;

1.Her ne kadar Mahkemesince, sağlık raporunda uyuşturucu kullanımına ilişkin değerlendirme yapıldığından bahisle tekrar işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam edilmişse de; (Kapatılan) Askeri Yargıtay'ın 4. Dairesinin, 07.04.2017 tarihli ve 2017/147 Esas, 2017/165 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere sanığın, daha önce eroin kullandığına ilişkin beyanları ve dosya kapsamında bu beyanları destekler nitelikte hastane tedavi kararı konulu belge ile vaka kanaat raporu bulunduğu dikkate alındığında, dosya kapsamındaki mevcut sağlık raporunda uyuşturucu madde konusunda bir değerlendirmenin yapılmadığı, ayrıca cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Isparta Asker Hastanesinin 24.05.2016 tarihli ve 3686 sayılı raporu çerçevesinde düzenlenen adli raporun dosya içerisinde yer almadığı anlaşılmakla; adli raporun dosyaya ithal edilmesi, ardından adli raporda da uyuşturucu madde konusunda bir değerlendirme bulunmadığı takdirde, sanığın suç tarihlerinde ve hâlen uyuşturucu madde bağımlığı bulunup bulunmadığının tespiti konusunda psikiyatri uzmanı bir bilirkişinin dinlenmesi ve gerekli görülürse, adli gözlem altına aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

2.Kabule göre de;
Gerek (Kapatılan) Askerî Yargıtay'ın 4. Dairesinin, 07.04.2017 tarihli ve 2017/147 Esas, 2017/165 Karar sayılı bozma ilamına konu (Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararında, sanık hakkında hapis cezasından çevrili adli para cezasına hükmedildiği ve hükmün sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınmaksızın, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı gereği önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesis edilmesi, gerekse 14.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve 23.06.2016 kabul tarihli 6722 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile değişik 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin (A) bendi ve 11 inci maddesi ile değişik Ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan düzenlemelerin suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı gözetilmeden, 1632 sayılı Kanun'un 47/1-A ve ek 8/1-A maddeleri gereği hapis cezasının ertelenmesine ve seçenek yaptırıma çevirilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

17.09.2024 tarihinde karar verildi.