Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazinenin davasının kabulüne, birleşen davanın davacısı ...'in davasının reddine karar verilmiş olup, hükmün birleşen davanın davacısı ... ile davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleri ile Kars ili Merkez ... Köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 1,2,4,7,8,9,10,11,12,14,15,16,17 ve 18 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlardan; 141 ada 1 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 2 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 4 parsel sayılı taşınmaz 1/2'şer paylarla davalılar ... ve ... adlarına; 141 ada 7 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 8 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 9 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 10 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 11 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 12 parsel sayılı taşınmaz 1/3'er paylarla davalılar ..., ... ve ... adlarına; 141 ada 14 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 15 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 16 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına; 141 ada 17 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 141 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların mera ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduklarını ileri sürerek, dava açmıştır.
Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 141 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemiştir.
Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların mera olmadığını, murislerinden kendilerine intikal ettiğini, taşınmazları uzun zamandan beri tarla olarak kullandıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazinenin davasının reddine, birleşen davanın davacısı ...'in davasının kabulüne dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği belirtilerek; öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu 141 adaya çevredeki yol ve derelerden sonra komşu olan taşınmazların tutanakları ile dayanağı olan belgelerin tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle varsa haritalarıyla birlikte getirtilip dosya tamamlandıktan sonra, taşınmazların bulunduğu yerde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden yapılacak keşif sırasında çekişmeli taşınmazlar ile komşuları bulunan 141 ada 20 sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunulmadığının belirlenmesi, bu hususta mahkemenin gözleminin keşif tutanağına geçirilmesi, komşu 141 ada 20 parsel sayılı taşınmazın fiilen de kadim mera olup olmadığı hususunun üzerinde durulması, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar- ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldıklarını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, çekişmeli taşınmazların her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilerek bu fotoğraflar üzerinde parsellerin sınırları ve varsa mera ile aralarındaki ayırıcı unsurların işaretlenmesi, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile ve üç boyutlu gösterecek şekilde rapor ve harita düzenlettirilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazların evveliyatının mera olduğu, komşu 141 ada 20 sayılı mera parseli ile dava konusu taşınmazlar arasında ayırıcı unsurun bulunmadığı ve taşınmazların meradan açıldıkları" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne, birleşen davanın davacısı ...'in davasının reddine, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile mera vasfıyla mera özel siciline yazılmalarına karar verilmiş; hüküm, birleşen davanın davacısı ... ile davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup birleşen davanın davacısı ... ile davalı ... ve arkadaşlarının temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.