Bozma kararı üzerine; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, Yargıtay bozma ilamı öncesinde sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının tarihi olan 22.06.2007 gününden inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.