Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılanın telefonunu arayan sanığın kendisini başkomiser olarak tanıtıp, katılanı aldatarak haksız menfaat sağladığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediği, paranın yatırıldığı hesaba ait kredi kartını üvey ağabeyine verdiğini, suç tarihinde Hatay ilinde çalıştığını belirtmesi ve dosyada paranın çekildiği ana ilişkin kamera kayıtlarının olduğu ancak bu kayıtların incelenmemiş olması karşısında; CD kayıtlarının incelenerek parayı çeken şahsın sanık olup olmadığının tespit edilmesi, bu hususta gerekirse bilirkişi incelemesi yapılması, sanığın savunmasında geçen üvey ağabeyinin açık adres ve kimlik bilgileri öğrenilip, sanık savunmasına karşı diyeceklerinin sorulması, bankamatik cihazından para çeken şahsın bu şahıs olup olmadığının tespiti, yine suç tarihinde Hatay ilinde çalıştığını belirten sanığın kullandığı iddia edilen cep telefonu hattına ait baz verilerinin Şanlıurfa ili İncedere mevkinden alınması karşısında cep telefonu hattının sanıkla ilgisi tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L hükmü ile suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan TCK'nin 157/1. maddesi karşılaştırıldığında, TCK'nın 157/1 maddesinin açıkça sanık lehine olduğu anlaşılmasına rağmen, her iki yasa ayrı ayrı uygulanıp denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan ve sanığın aleyhine olan TCK'nın 158/1-L maddesinden hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.