Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suç tarihinin sanığa ihtarnamenin 19.04.2012 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi sonrasında başlayan yasal sürelerin sonu olan 22.06.2012 olduğu tespit edilerek yapılan incelemede,
Sanık ...’nun katılan Finans Finansal kiralama şirketinden finansal kiralama yoluyla makine ve eşyalar kiralayıp aylık kira bedellerini 19.04.2012 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen Beşiktaş ... Noterliği"nin 13.04.2012 tarih ve 11863 yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen ödemediği gibi kira konusu eşyaları da yasal sürenin sonunda iade etmediği sabit olan olayda; sanığın beyanlarında şirketi adına kiralama yaptığını ifade etmesine karşın, dosya arasında bulunan finansal kiralama sözleşmesinden şirket adına mı yahut şahsı adına mı finansal kiralama sözleşmesini yaptığının anlaşılamaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın bir şirketi olup olmadığının ticaret sicil kayıtlarından araştırılması, varlığının tespiti halinde şirket defter kayıt ve faturaları incelenerek davaya konu finansal kiralama sözleşmesinin şirket adına yapılıp yapılmadığının araştırılması, şirket adına yapıldığının tespiti halinde sanığın üzerine atılı eylemin 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 155/2. Maddesinde düzenlenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturacağı ve bu suçtan uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilerek hüküm kurulması gerektiği, şahsı adına ve hesabına finansal kiralama sözleşmesi akdettiğinin tespiti halinde ise eylemin 5237 sayılı Kanunu 155/1 inci maddesinde düzenlenen ve takibi şikayete tabi olan "güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturacağı, bu suç yönünden şikayet tarihi de dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile beraat kararı verilmesi

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.