HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'in katılanın arkadaşı olduğu, amcasının damadı ...'ın bir kız bulduğunu ve bu kızla evlenmesini sağlayacaklarını, ancak kızın ailesinin 4.000,00 TL para istediğini söyleyip katılandan 4.000,00 TL para almak suretiyle katılanı dolandırdıkları iddia ve kabul edilen somut olayda,
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın alınan beyanlarında, sanıklar ile kafede buluştuğunu, 4.000,00 TL parayı verdiğini, sanık ...'ın, kızın abisinin 5.000,00 TL istediğini kendisinin tamamlayacağını belirttiğini, iki sanığın kendisini sonra çağıracaklarını belirtip birlikte kızla konuşmaya gittiklerini, daha sonra ...'i telefonla aradığında sanık ...'ın paranın 1.000,00 TL'lik kısmını tamamlamak için bankanın önündeki ATM cihazına gittiğini, kendisinin de onu beklediğini söylediğini, bunun üzerine Nahide'nin bulunduğu yere gittiğinde, sanık ...'in tek başına olduğunu gördüğünü beyan etmesi, sanık ...'ın alınan savunmalarında olayı reddetmesine karşın, sanık ...'nin alınan savunmalarında, katılan ile arkadaş olduğunu, katılanla evlendirmek amacıyla amcasının oğlu ... ile görüştüğünü, ...'ın kendisine dul bir bayan olduğunu 4.000,00 TL başlık parası istediğini, bu parayı vermesi halinde ...'ı evlendirebileceklerini söylediğini, kendisinin de ...'dan 4.000,00 TL para alıp sanıp ...'a verdiğini, ...'ın parayı aldıktan sonra kızın abisinin 5.000,00 TL istediğini, para çekip geleceğini söyleyerek kendisini oyalayıp ortadan kaybolduğunu, suç işleme kastıyla hareket etmediğini savunması karşısında, sanık ...'nin, sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair, mahkûmiyetine yeterli, savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.