İstinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nce sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, olay tarihinde müvekkilinin TKP Genel Başkanı olduğuna, pankartları müvekkilinin hazırlamadığına, pankartları parti binasına asılması konusunda bizzat talimat vermediğine, bu nedenle sorumlu olamayacağına, müvekkilinin cezai sorumluluğunun bulunmadığına, masumiyet karinesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan hakkında toplumda oluşan genel kanaatten müvekkilin sorumlu olmayacağına, katil ifadesinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, davaya konu ifadelerde hakaret kastı ile hareket edilmediğine, kamu yararının ön planda tutulduğuna, ifade özgürlüğünün yalnızca hoş karşılanan veya rahatsız edici bulunmayan veya kayıtsız kalınan bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda saldırgan bulunan sarsıcı bir etki yaratan veya rahatsız eden türde bilgi ve fikirler içinde geçerli olduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, tüm dosya kapsamına, sanığın savunmaları ile tutanak içeriklerine göre sanığın atılı suçu işlediğine, sanığın rızasının bulunmaması nedeniyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.