Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin öğrenme üzerine süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; hakkında tesis edilen para cezasını ödeyecek gücü olmadığına, izin tecavüzünde bulunduğu dönemde ailesinden ayrı kaldığı için psikolojisinin bozuk olduğuna ilişkindir.

Yapılan incelemede; sanığın eğitim Birliğince 27.12.2014 tarihinde 7 gün dağıtım iznine gönderilerek Toprakkale İlçe Jandarma Komutanlığına sevk edildiği, yeni Birliğine 03.01.2015 tarihine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre sonra sanığın 01.05.2015 tarihinde Zonguldak'ta polis memurlarınca yakalandığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın savunmalarında üzerine atılı suçlamayı ailevi sebeplerle işlediğini beyan ettiği belirlenmiştir.

Sanık adına düzenlenmiş izin belgesi, sanığın katılış yapmadığına dair tutanak ve yakalama tutanağı dosyada mevcuttur.

Sanığın (Kapatılan) Askerî Yargıtayın içtihatlarında belirtilen ve TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58 inci maddelerinde yazılan veya benzeri nitelikteki hallerden sayılabilecek nitelikte mazeretinin bulunmaması karşısında; atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamen tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (4) numaralı paragrafta yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine" ibarelerinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

17.09.2024 tarihinde karar verildi.