SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2015 tarihli iddianamesi ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümle, 86/2. maddeleri gereğince cezalandırılması ve 53. maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesi istemli açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile beraat hükmü verilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanlarının detaylı ve istikrarlı olduğunu, sanık ... tanık beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında beraate yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek kararın bozulmasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden vaki temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.