Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takiplerin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını 27.10.2015 tarihinde davalı ...'e devrettiğini onun da dava dışı şahıslara sattığını belirterek, bu tasarrufların iptali ile bedelinin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın görülebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, aciz belgesi sunulmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 90.000,00 TL bedel ile aldığını, 12.08.2015 tarihinde banka kredisi çektiğini, ağabeyinden borç aldığını ve eşinin altınını bozdurduğunu, satış sırasında mevcut ipotek borcunu müvekkilinin ödediğini belirterek davanın reddine talep etmiştir.Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... ile borçlunun arkadaş olduğu, ivazlar arasında önemli oransızlık bulunduğu, satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığı gerekçesi ile taşınmazın üçüncü kişinin elinden çıkmış olduğundan 110.000,00 TL bedelinin davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı gerçek değerinden aldığının ispatlandığını, ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığını, ipotek alacaklısının takibi geçmesi üzerine taşınmazı dava dışı şahsa satarak elde edilen bedel ile ipotek borcunun kapatıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı borçlu ...'ın, davalı ...'in eşinin kardeşi, yani davalı ...'in kayınbiraderi olduğu, nüfus müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile davalı ...'in eşinin tanıklık sıfatı ile duruşmadaki beyanı ile sabit bulunduğu, Hidayet tarafından taşınmaz devralındığında taşınmazın tapusu üzerinde Halkbank lehine 200.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğu, istinaf dilekçesinde ve yargılama esnasındaki beyanlarında Hidayet vekilinin, taşınmazın 90.000,00 TL'ye alındığını ifade etmesi karşısında üzerinde yazılı bedelli ipotekli bulunan bir taşınmazın bu miktarla satın alınmasının da hayatın olağan akışına uygun olmaması hususları birlikte nazara alındığında, davalı borçlu ile davalı ... arasında yapılan satışın gerçek olmadığı; aralarındaki yakın akrabalıktan dolayı Hidayet'in, borçlunun aciz halinde bulunduğunu bilmesinin gerekli olması nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından gerekli olması nedeniyle davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde gerekçelerini tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.