HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

Yapılan incelemede; sanığın Edremit 19. Mot.P.Tug.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada 21.08.2015 tarihinde Birliğinden firar ettiği, 24.08.2015 tarihinde polisler tarafından yakalanarak Birliğine teslim edildiği, ardından ertesi gün 25.08.2015 tarihinde saat 16: 30'da sanığın bir kez daha firar ettiği ve 26.08.2015 tarihinde saat 18: 45'de polisler tarafından yakalanarak Birliğine teslim edildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında mehil içi firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 68/1 inci maddesi uyarınca (2 kez) cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

Balıkesir Asker Hastanesinin, 15.10.2015 tarihli ve 4074 sayılı TSK sağlık kurulu raporuyla sanık hakkında BARIŞTA ASKERLİĞE ELVERİŞLİ DEĞİLDİR. SEFERDE GÖREV YAPAR kararı verilmiştir.

Balıkesir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 10.11.2016 tarihli ve 13 sayılı ek raporda; sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı bildirilmiştir.

Dosya kapsamına göre;

1.Balıkesir Asker Hastanesinin, 15.10.2015 tarihli ve 4074 sayılı TSK sağlık kurulu raporunda uyum bozuklukları, erişkin kişilik ve davranış bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişsiz bulunan sanığın, uyuşturucu madde kullandığı için birliğinden firar ettiğine yönelik savunması ve adli sicil kaydı göz önünde bulundurulduğunda, suç tarihlerinde ceza ehliyetinin yerinde olup olmadığı hususunda ortaya çıkan şüphenin giderilmesi amacıyla bilirkişi dinlenilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Kabule göre de; kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 50/1 inci maddesinin (a) bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

17.09.2024 tarihinde karar verildi.