Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanıklardan ...’in katılan ...’nin başka bir husumet nedeniyle elinden çıkarmak durumunda kaldığı evini geri alacağını ve parayı geri ödeyeceğini söyleyerek katılan ...’ye Ziraat bankası ... şubesinden 15.000,00 TL kredi çektirdiği bu parayı alarak geri ödemediği, diğer sanık ... yine katılan ...’ye çeşitli sözler ve vaadlerle katılanın kredi kartından beyaz eşya aldırmak suretiyle alışveriş yaptığı ve geri ödemediği, ayrıca sanıklardan ...’un, yine katılan ...’nin mevcut durumundan faydalanarak geri ödeyeceğini belirtip bankada olan 5.000,00 TL sini çektirip elinden aldığı ve geri ödemediği, sanıkların bu şekilde katılan ...’nin algılama yeteneğinin zayıflığından faydalanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu işledikleri iddia olunan olayda; dosya kapsamından Adli Tıp Kurumundan alınan 23.05.2018 tarihli rapora göre katılan ...'in suç tarihinde algılama yeteneğine haiz olduğu belirtilmiş olması karşısında sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesi gereğince basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve sanıklara yüklenen "Dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, 28.12.2012 olan mahkûmiyet tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.