HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, hapis cezasının ertelenmesi, kaçak akaryakıtın ve sigaraların müsaderesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
A. Sanıklar Hakkında Dava Konusu Akaryakıt Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Sanıkların yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen en son işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı 23.10.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Dava Konusu Sigaralar Yönünden Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Sanık hakkında verilen beraat kararı yönünden yapılan incelemede, sanığın atılı kaçakçılık suçunu işlediğine dair savunmasının aksine mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ... Hakkında Dava Konusu Sigaralar Yönünden Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Suç tarihinde düzenlenen olay tutanağına göre, Engindere Mahallesi Sanayi Camii önünde 53 DU 676 plakalı araç içerisinden yola mazot aktığı ve araçta yüksek miktarda kaçak akaryakıt olabileceği ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerince, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki kiralık araçta toplam 200 litre gümrük kaçağı akaryakıt ile 203 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11, 3/18. maddeleri ve 5237 sayılı Kanun’un 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ...'nın alınan savunmasında, diğer sanık ...'dan kiralamış olduğu araçta ele geçirilen akaryakıt ve sigaraların kendisine ait olduğunu ve kullanmak için satın aldığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin toplamının 1.306,93 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda ele geçen 203 paket gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un
5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin “3/23” olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. madde gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2. 5237 sayılı Kanun'un 52/4,5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 109. ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini kısıtlar şekilde para cezasının hükmün kesinleşmesinden itibaren takside bağlanmasına karar verilmesi,
3. 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
A. Sanıklar Hakkında Dava Konusu Akaryakıt Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Dava Konusu Sigaralar Yönünden Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... idaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Dava Konusu Sigaralar Yönünden Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.