HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz sebebi, somut delil bulunmadığına, kaçak sigaraları satma amacı olmadığına ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

Olay tarihinde tarihinde Ordu 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/515 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden sanığın idaresindeki otomobilde gerçekleştirilen aramada 5990 paket kaçak sigara ele geçtiği belirlenmiştir.
Sanık savunmalarında kaçak sigaraları alacağına karşılık olarak aldığını beyan etmiştir. Bozma sonrası sanığa usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadığı anlaşılmıştır.

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/23, 5/2. maddeleri ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen ... cezayla birlikte 7423 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.