Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarının birleştirilirek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat ve nafakaların reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacının düzenli ve sürekli geliri bulunduğunun ve boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğinin anlaşılmasına göre davalı- davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Davalı-davacının kusur belirlemesi ve tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Beyanı kusur belirlemesine esas alınan tanık Ayhan Sakallıoğlunun ifadesinde geçen olaylardan sonra tarafların evlilik birliğinin devam ettiği, davalı- davacı kadının söz konusu davranışının affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu hususlar davalı- davacı kadına kusur olarak izafe edilemez. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı- davalı kocanın başka bir kadınla birlikte yaşadığı ve sadakatsiz olduğu davalı- davacı kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı koca daha ağır kusurludur. Durum böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu kusur belirlemesine bağlı olarak davalı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.12.2012 (Çrş.)